Kullanıcı Adı

Şifre

Şifreni mi unuttun?

Giriş Yap

Sena'nın Duvarı

Sena Topaloğlu

Balıkesir Üni.

Türkçe Öğret.

2.Sınıf

Kitap Bilgileri

 

01 Şubat 2019

Burçak Çerezcioğlu - Mavi Saçlı Kız

    Merhabalar, Ocak ayında okumuş olduğum kitap Burçak Çerezcioğlu – Mavi Saçlı Kız. Genç bir kızın vasiyeti üzerine günlüğünün kitaplaştırılmasıyla meydana gelen bu kitap gerçekliğini her zerrenizde hissedeceğiniz bir hayat hikayesine dayanıyor. Her şey on dört yaşında kemik ağrısı nedeniyle hastaneye giden Burçak’a lösemi teşhisi konulmasıyla başlıyor. Ağır tedaviler, kemoterapi, gurbet gibi daha birçok zorluğu barındıran bu hayat hikayesi bize azmin, tutkunun ne olduğunu öğretiyor aslında. Kemik ağrısı şikayetiyle ilk kez doktora gittiklerinde sınav stresindendir deyip geri göndermelerine rağmen üçüncü muayenede ortaya çıkan lösemi gerçeği aileyi ve Burçak’ı deriden sarsıyor. İlk teşhis konduğunda iki ay ömür biçilmiş olmasına rağmen Burçak, hayata olan inancı ve mücadelesi sayesinde tüm zorluklara rağmen iki yıl hayatta kalmaya başarıyor. Tüm bu süreç boyunca genç bir kızın çektiği acıları, kurduğu hayalleri ve hayata tutunma çabasını birebir onun dilinden, günlüğünden okuyarak her şeye şahit oluyoruz. Kitap beni en çok bu yönüyle etkiledi diyebilirim. Okuduğum her cümle, gördüğüm her resim Burçak’ın kaleminden kalbime süzüldü sanki. Duygusal yönü ve anlattığı şeyler son derece derinden etkiliyor insanı. Hepimizin bir gün başına gelebileceğinin idrakine vararak biraz da kendinizi onun yerinize koyarak okuyorsunuz kitabı. Bir babaya “Sabahları/ Hasta uyanmanı istiyorum /Hastaysan eğer/ Yaşıyorsun demektir.” Mısralarını yazdıran bir gerçeklikten bahsediyoruz.

    Türkiye’de birçok tedavi denenmiş olmasına rağmen doktorların tavsiyesiyle farklı tedaviler için Almanya’ya gönderilen Burçak için bir süre sonra ne yazık ki orada da çareler tükenir. Ölmeden önce en azından en büyük hayali olan Londra’ya gitmek için bir gezi ayarlanır. Fakat bu gezi ona ağır tedaviler ve acılara cesurca dayandığı için verilen bir ödül olarak anlatılır. Geziye giderler ve Burçak tam tabiriyle hayatının en eşsiz günlerini orada geçirir. Gezi bitiminde Almanya’ya geldiklerinde doktorlar Burçak’ta bir değişim fark ederler. Hastalığının ilerlemesi durmuş ve gerilemeye başlamıştır. Bu sevindirici haber aileye bahar havası getirir. Öyle ki bu sahneyi yüzümde derin bir tebessümle okudum sahiden. Kitabın adının hikayesi ise bundan sonraki dönemde karşımıza çıkıyor. Burçak’ın hastalıkla ilgili en korktuğu şey saçlarını tamamen kaybetmektir. Fakat hiçbir zaman saçları tamamen dökülmez. İyileşmeye başladığı bu dönemde en büyük hayallerinden birini daha gerçekleştirir ve saçlarını maviye boyatır. Hayata gözlerini yumduğunda ise yine mavi saçlarıyla toprağa verilecektir. O mücadelesi ile herkese örmek olacak bir genç kız, bir yazar ve mavi saçlı kız olarak anılacaktır.

    Gerçekten beni derinden etkileyen ve ilham olan bu kitap tavsiye edeceğim kitaplar arasında yer alacak. Unutulmadın mavi saçlı kız, hala hatıranı yad eden senin hikayeni okuyan birileri var... Burçak’ın bir sözüyle yazımı sonlandırmak istiyorum. “İster acıklı ister mutlu ister uzun ister kısa... Film bitiyor bir gün. Olması gereken, olması gerektiği zamanda oluyor... O an ışıklar yanıyor. Perdedeki görüntüler sona eriyor. Seyrettiklerimiz hayal oluveriyor.”