Kullanıcı Adı

Şifre

Şifreni mi unuttun?

Giriş Yap

Büşra'nın Duvarı

Büşra Sever

Gaziosman. Üni.

PDR

3.Sınıf

Kitap Bilgileri

 

03 Şubat 2019

Yiğit Okur - Piyano

Yiğit Okur’un bu kitabını önceden yapılmış yorumlara dayanarak seçtim. Daha önce Yiğit Okur’un herhangi bir kitabını okumadım ve dili yazımı ve kurgusu hakkında yapılan eleştirilere güvenmiştim. İnternet ortamında yapılan eleştirilerden olumsuz hiçbir yoruma denk gelmemek kitap üzerindeki merakımı arttırmıştı. Ancak kitabı okuduktan sonra okurların ne derece doğru yorumlar yaptıklarını fark ettim. Kitabı okumaya başladığımda dilinin yalın kurgusunun birbiriyle ilişkili ve okuyucuyu kendine çekici yanı ve tasvirlerin okuyucunun hayatından anlatırmışçasına canlı olması ve okuyucuyu da romana dahil etmesi beni oldukça şaşırtmıştı. Romanı okurken kendinizi bir anda olayların içerisinde bulabilir ve karakterlerle baş başaymış gibi hissedebilirsiniz. Romanın içeriği ise mirasyedi ve kadınlarla iyi ilişkiler içerisinde olan Cevat’ın asla unutamadığı sanatçı Elvira’ya olan aşkı ve ondan sonraki yaşamında yaşadıkları ve yaşayamadıklarıdır. Roman ikinci dünya savaşı sonrası İstanbul’da geçmektedir. Cevat ailesi tarafından ilgi görmeyen ve daha sonrada ailesiyle ilişkisini kesecek olan bir çocuktur. Ortaokulu yatılı bir okulda geçirmiş ve müzikle ilgilenmiştir. Daha sonra ise hukuk mezunu olacak ve ilk davasını kaybederek diplomasını yırtacaktır. Daha sonra babasının yanında çalışmaya başlayan Cevat, babasının yurt dışından mal getirerek karaborsa olarak piyasaya sürdüğünü öğrenir ve bu işi yapmak istemez elinde kemanıyla çeşitli yerlerde çalmaya başlar. Babasının ölümünü üç gün sonra gazetelerden öğrenen Cevat geri döner ve babasından kalan mirası harcamaya başlar. Yine bir gün sahilde otururken bir gemiden inen Elvira’yı ve piyanosunu görür. Daha sonra Elvira hastalanıp onu ve ülkeyi terk edene kadar onunla kalmayı sürdürecektir. Cevat, Elvira’dan sonra nişanlanmış ancak halen kendini evlenilecek bir adam olarak görmemektedir. Sonrasında ise nişanlısını aldatırken yakalandığı için evlilik macerası son bulacaktır. Artık hayatında uğraş olarak Elvira ile Ankara garında rastladığı zavallı bir kadın ve küçük bebeği vardır. Bu kadın evinde hizmetçi olarak çalışmakta ve küçük kızı okula başlayarak Cevat’ın ilgisi olmaktadır. Cevat ilerleyen zamanlarda hiçbir şey üretmediğini hissedip boşluğa düşecek ve lise zamanlarında bando takımından kalan arkadaşları ve eski nişanlısıyla bir grup oluşturarak her 31 mart tarihinde onları evinde ağırlayarak kendini iyi hissedecektir. Elvira ve piyanosundan ayrılması da böyle bir 31 mart gecesinde yaşanacaktır. O son gecede Cevat eline aldığı baltayla piyanoyu parçalayarak Elvira’dan ve anılarından kopacaktır. Romanı okurken karakterin psikolojik çözümlemesi yapılması oldukça zordur ve belki de en iyi tarafı okuyucuya romanı tamamlamak için imkan sağlanmıştır.