Kullanıcı Adı

Şifre

Şifreni mi unuttun?

Giriş Yap

Reyyan'ın Duvarı

Reyyan Erarslan

Haliç Üniversitesi

Fizyo. ve Reha.

2.Sınıf

Kitap Bilgileri

 

28 Ocak 2019

Hüseyin Tunç- Ferec Varlığın Ateşi

Bu ay seçtiğim kitabı okumadan önce yazar hakkında bir bilgim olmaması nedeniyle yazarın kitap hakkındaki bir söyleşisini okumaya karar verdim çünkü her insanda olabileceği gibi bilinmeyene karşı ön yargı gafletine düştüm ve söyleşiyi okuduktan sonra kitaba ve konusuna çok daha ılımlı bakarak kitaba başladım. Kitap benim için elimden düşürmeden tek nefeste okudum denilen kitaplardan değildi fakat isterdim ki bazı yerlerde yaptığı nokta atışı şeklinde olan çatışmalarla devam etseydi, okurken belki benim kendi iç dünyam sebebiyle sıkılıp atlasam mı burayı dediğim uyukladığım yerler oldu ama bazı tartışmaları tekrar tekrar okuyup sindirme isteğiyle o paragrafı en yakınımda kim varsa o da faydalansın diye o kişiye okuduğum da oldu.

Kitap karakterimiz Selim’in iç dünyasında ve yaşamındaki felsefi ve psikolojik tartışmalarını ve yaşantısı konu alınıyor Selim yıllarca başarılı bir şekilde avukatlık yaptıktan sonra avukatlığı yaşadığı dramatik ama beni avukatlığı bırakma konusunda çok ikna edemeyen olaylar silsilesiyle bırakıp gazetede köşe yazarlığı yapıyor. Selim gazeteci olarak çok ikaz alan yazarlardan çünkü yazdığı yazıların içeriği hedef aldığı iki farklı görüşü de yerebilecek şekilde yani bu günümüzdeki sorunlardan biri aslında insanlar savundukları konuların hataları olabileceğini kabullenemiyorlar bir şeyi körü körüne kabullenmek daha kolay geliyor. Yazar aynı zamanda alt başlık olan varlığın ateşinden kitapta bahsederken insanda iki ateş olduğunu birisinin yokluk yani mücadeleye değecek bir hedefinin olmaması varlık ateşininse tam tersi yaşamak için değerli bir sebebinin olması olarak yazılmış. İlk bölümlerde selim varlık ateşiyle yaşıyordu ama henüz sebebini tam oturtamamış şekildeydi. Gerçek hayatta bir insan nasıl bir anda bir sürü konuyu kendi içinde mukayese ederse yazarda karakter Selim’e bunu yaptırmış bu çoğu kez hem güzeldi hem de bazen sıktı. Kısacası kitaptaki olay örgüsünden ziyade Selim’in ve etrafındaki karakterlerin görüşleri tartışmaları benim için çok daha ilgi çekiciydi.

Kitapta altını çizdiğim ilk cümle “belki de savaşın en kötü tarafı bir insanın aynı anda hem masum hem zalim olabilmesiydi” ben bu cümleyi beğendiğim için altını çizmiştim ama kitabı okudukça manasını hissettim