Kullanıcı Adı

Şifre

Şifreni mi unuttun?

Giriş Yap

Utku'nun Duvarı

Eyüp Utku Akçay

İst. Aydın Üni.

Gastro. Mutfak Sana.

2.Sınıf

Kitap Bilgileri

 

30 Ocak 2019

Üç Silahşörler Yirmi Yıl Sonra:1

Selamlar. Ocak ayı kitap isteğimi 'Üç Silahşörler Yirmi Yıl Sonra: 1'den kullandım. Bunun güzel bir sebebi var aklımın bir köşesinde olan bir kitap olmasıyla beraber kahramanlarımız Athos, Porthos, Aramis ve D'Artgnan'ın maceralarını merak ediyor olmam. Üç Silahşörler olduğuna bakmayın aslında Dört Silahşörler. Fakat silahşörlerimiz ilk zamanlarından 20 yıl kadar yaşlılar eski güçlerine, çevikliklerine sahipler mi ilerleyen cümlelerimde anlatacağım. Kitap, Kardinallik Sarayının ıssız bir odasında başlıyor. Fransa Kardinali Richelieu'nun ölümünden sonra onun yerini alan Mazarinin korkularını esas alıp olayı ona göre ilerletiyor yazarımız. Halk isyan bayrağını çekmiş sokaklarda Kahrolsun Mazarin! cümleleri herkesin dilindeydi, Mazarin, Kardinal olmasına rağmen korkak biri olduğunu ilk başlarda belli etti. Bunun sebebi ise Parlamento'yu ilk başlarda arkasına almaya çalışıp sürekli Kraliçe'nin kapısını çalmasıydı. İlk başlarda Kardinal sokağa sızmak için muhafızlarından bir güvenilir silahşör ve silahşör kıyafeti bulmasını istiyor. Tabi ki D'Artagnan burada devreye giriyor. Mazarin sokağa çıkıp D'Artagnan'ın korumasında bir süre haklın içine karışıyor. Kardinal Mazarin, D'Artagnan'dan bir hapishaneden birisini alıp ona getirtmesini istiyor, kahramanımız bunu yerine getirtiyor. Bu hapishanedeki adam Mazarin'in yanına geliyor, Mazarin'in isteği çok güvenilir ve güçlü bir kaç adam bulmak. Hapishanedeki adam eski zamanlarda 4 kişilik bir ekip olduğunu söylüyor ve bunlardan birininde D'Artagnan olduğunu söylüyor. Daha sonra maddi sıkıntılarla boğuşan D'Artganan'a Mazarin cazip bir teklif sunuyor, 4 arkadaşını toplayıp getirmesi ve onu korumalarını istiyor bunun karşılığında para ve rütbe vaat ediyor. D'Artganan Yüzbaşı rütbesi ve para karşılığında bu teklifi kabul ediyor ve arkadaşlarını aramak için yola düşüyor. Bunlarla beraber Fransa'nın bir Kral ve Kraliçesi de var tabi, Kral 14 yaşında bir çocuk, Kraliçe ise onun annesi. Mazarin ile Kraliçe arasında bir aşk rüzgarı var gibi duruyor, yani Mazarin, Kraliçe'ye yanık diyebiliriz. Mazarin sürekli ondan yardım istiyor fakat Kral, Mazarin karşıtı asla ona güvenmiyor, ki Mazarin güvenilecek adam değil, ben sevmedim. Zaten halkın bir kısmı Kral tarafında, bir kısmı Mazarin. Kralcı taraf daha baskın olduğu için Mazarin bunları yapıyor. D'Artagnan yollara düşüyor çok insanla tanışıyor arkadaşlarının nerede olduğunu araştırıyor. Öncelikle Aramis'i buluyor, Aramis bir Rahip olmuş kendi çapında yaşıyor. Silahşörlerimizin arasındaki konuşmalar beni çok etkiledi bunu söylemem gerekir, birbirlerine inanılmaz saygılı bir şekilde hitap etmeleri ve sarılıp, ağlamaları güzel şey doğrusu. D'Artagnan dostuna teklifini sunuyor fakat Aramis kabul etmiyor, Kral'ın tarafında olduğunu söylüyor. İlk fikir ayrılığı burada gerçekleşiyor. Arkadaşıyla vedalaşan D'Artagnan başka bir dostunu bulmaya çalışıyor, Porthos. Porthos'u buluyor yine aynı kucaklaşmalar, sarılmalardan sonra teklifi sunuyor Porthos Baron unvanı karşılığı kabul ediyor, fakat D'Artagnan bazı noktalarda arkadaşlarına yalan söylüyor. Porthos ve yardımcısı ile beraber D'Artganan, Athos'un yanına gidiyor. Athos belkide aralarında en iyi durumda olan gibi gösteriliyor, fakat Porthos en zenginleri. Athos'un bir de oğlu gibi besleyip büyüttüğü Raoul var, genç çocuğu gözü gibi bakan ve seven Athos, bir takım sebeplerden dolayı Raoul'u başka bir yere yolluyor. Bir kaç gün geçiriliyor orada en sonunda Athos'a söylüyor ve Athos teklifi kabul etmiyor, o da kralın tarafında olduğunu söylüyor. Buna üzülen D'Artganan elden bir şey gelmeyeceğini anlayıp Paris'e geri gitmek için yola çıkıyor, fakat hemen öncesinde Paris'e acilen dönmesi için bir mektup geliyor D'Artganan'a. Bir de Dük Beaufort'umuz var. Kendisi hapiste, bir şato gibi bir yerde fakat lüks bir hayat yaşıyor. Dük'ün, Mazarin'in korkulu rüyası olduğunu herkes biliyor. Bir takım olaylar gerçekleştikten sonra Dük kaçıyor. Bunu duyan Marazin adeta çılgına dönüyor. D'Artganan ve Porthos Paris'e döndüklerinde Mazarin'i ziyaret ediyor, Mazarin onlara Dük'ü öldürmeleri karşılığında ünvan ve parayı vaat ediyor, kabul ediyorlar. Dük'ün ve atlılarının arasında iki saat mesafesi olan D'Artganan ve Porthos uzun bir yola koyuluyor bir kaç saat sonra yakalıyorlar. Öncelikle eski günlerdeki gibi güçlü olan ikilimiz, iki atlıyı öldürüyor daha sonra gelen iki atlıyı da, fakat bitmiyor iki kişi daha geliyor fakat bu sefer zorlanıyorlar. D'Artganan'nın her halmesi savruluyor gerçekten o karşılaşmayı iliklerime kadar hissettim! D'Artganan özel numarasını yapıyor fakat karşısındaki bunu da savuşturuyor, tüfeklere geçiriliyor Porthos tüfeği ateşliyor gece karanlığında tüfekten çıkan ışık saniyelik mekanı parlatıyor ve bir de ne görelim, karşılarındaki ARAMİS VE ATHOS! Hemen kılıçları ve tüfekleri bırakıyorlar dördü de çok pişman bir şekilde üzülüp kendilerine kızıyorlar. Ertesi gün buluşma yeri ayarlıyorlar ve buluşuyorlar. Fakat silahlı ve kılıçlı gitmeleri aralarında soğuk rüzgarlar estiriyor, karşı karşıya gelmemek için ne yapacaklarını konuştukları sırada bir anda gerginlik artıyor ve kılıç çekiliyor, fakat Athos kılıcının dizinde kırıyor ve kenara atıyor Aramis'e aynısını yapmasını söylüyor, ve gerginlik bitiyor. Ağlaşmalar ve sarılmalar başlıyor aralarında birbirlerine yemin ediyorlar karşı karşıya gelmeyeceklerine söz veriyor kahramanlarımız, fazlasıyla duygusal bir bölümdü. Daha sonra Mazarin'e İngilterede savaşta olan Oliver Cromwell'den bir mektup geliyor mektupta ülkeden kaçacak olan Kral I.Charles'a yardım etmemesini, ederse bunun bir savaş sebebi olacağını söylüyor. Fakat Charles'ın Karısı ve çocukları Fransa'da. Mazarin'den yardım istiyorlar Mazarin haliyle onlara belli etmeden reddediyor. Cromwell'in onlardan önce davrandığını anlıyorlar ve son çare olarak dört kişiden bahsediliyor onlara. Silahşörlerimizi bulmak için yola koyulan Charles'ın karısı ve kızı (Başka bir Kraliçe ve Madam Henriette) Athos ve Aramis'i bulup yardım istiyor, kahramanlarımız tereddütsüz kabul ediyor ve İngiltere'ye gidip Kral I.Charles'ı korumak için görevlendiriliyorlar. Bir mektupla D'Artganan ve Porthos'a haber veriyorlar buna çok üzülüyorlar, bir veda etmedikleri için fakat burada kalıp karşı karşıya gelme ihtimalleri olmasındansa bir süre uzaklaşmalarını daha iyi buluyorlar ve onlara bir miktar para gönderiyorlar. Daha sonra Mazarin, Kral ve Kraliçe bir ayin için dışarıda saray meydanında toplanıyorlar. Fakat halk öfkeli. Bu arada Athos'un oğlu gibi gördüğü Raoul uzun maceralar yaşıyor ve sonunda Athos onu D'Artagnan teslim ediyor manevi oğlu olmasını istiyor, Raoul'da D'Artagnan'da bunu kabul ediyor. Daha sonra ayin için toplanılan yerde büyük bir isyan, arbede çıkıyor fakat D'Artagnan, Porthos, Raoul ve diğer yardımcıları bu isyanı bastırıyorlar. Bir yere gidip oturuyorlar kendilerine bir kadeh şarap ısmarlıyorlar, D'Artagnan, Raoul'a öğütler veriyor ve sonunda kalkıp gidiyor. Porthos nereye gittiğini sorduğunda ise 'Kardinal'e saygılarımızı sunmaya' diyor D'Artagnan ve hikayemiz burada bitiyor, fakat hikayemizin ikinci bir cildi daha varmış. Yani silahşörlerimizin maceraları devam ediyor!