Menü Kapat

Radyatro

Radyatro

Tiyatro Akla Kara’da 27 mart Dünya Tiyatrolar günümüzü öyle neşeli kutladık ki tarihi bir serüven yaşadık. Oyuna gitmeye karar vermemde daha önce giden arkadaşlarımın oyunun üzerlerinde bıraktığı etki belirleyici oldu ve bambaşka bir tiyatro türüyle bu vesileyle tanışmış oldum. Oyunun tarihi epey eskiye dayanıyor. İletişim teknolojilerinin kısıtlı olduğu zamanlarda bir Radyo Klasiği haline gelmiş,  ülkemizde 50li  yıllarda ortaya çıkmış ve gitgide yaygınlaşmış Radyo Tiyatro kültürünü  ilk kez duydum ve merakla araştırmaya başladım.

 

İnsanların tiyatroyu radyodan dinlediği zamanlara ufak bir yolculuk yaptım. Bu türde en önemli unsur sesler ve çoğu seslendirme sanatçısı olan oyuncular yer alıyormuş çeşitli materyaller kullanılarak hazırlanan efektler, tamamıyla yetenek, kurgu ve hayal gücünün ön planda olduğu şekilde insanların karşısına çıkıyormuş. Tiyatroda sahne ve görüntünün öneminin yadsınamaz olduğunu düşünüyordum fakat bu oyun bana gözlerimi kapatarak sadece dinleme imkanını da sunuyordu ve ben de uzunca bir süre gözlerim kapalı takip ettim.

Bunun en güzel yanı sahnede seslerin yardımıyla tamamıyla hayal gücümüzün yer almasıydı. Radyatro oyunu bize bu tarihin arka planını görüntü eşliğinde sunuyor ve dünyada bir ilki gerçekleştiriyor. 5 sanatçı ve 40 civarı ses çıkaran materyal bu oyunun tüm dekorunu oluşturuyor. Buharlı tren efekti için ütü, daktilo sesi için zımba saymakla bitmeyecek o kadar gereç kullanıldı ki yönetmenler, reji ve oyuncular tam da bu noktada kendilerine hayran bıraktılar.

 

Oyunun konusu ise çoğumuzun çocukluğunda tanıştığı 80Günde Devr-i Alem kitabıydı. İçerik ve radyo tiyatro o kadar güzel eşleşmişti ki bu kitap başka nasıl sahnelenir hayal edemedim doğrusu.

 

Çok eski zamanın birinde Londra’dan girilen bir iddia sonucu yola çıktık. 80 günde bir çok ülkeye seyahat ettik ve türlü maceralar yaşadık. Hindistan’da Raca Töreniyle karşılaştık ve zaman zaman gerildik. Kahvenin yadırgandığı çayın popüler olduğu zamanlarda fransız uşağın kahve istemesine karşılık “ 2 çay medeni, 1 kahve gelişmemiş’ repliği aklımda yer etti.

 

Bir diğer kahkaha tufanı ise dünyanın 80 günde turlanabileceği haberlerini yayan gazetelerin, tren yolunun bir yerde son bulduğunu henüz yapımının tamamlanmadığını gizlemesine yapılan ‘yandaş basın’ yergisiyle koptu. Oyun boyunca coşku hiç azalmadı usta sanatçıların vurguları seyirciyi hep zinde tutmayı başardı.

 

Tiyatrolar günü hasebiyle perde kapandıktan sonra oyuncular teker teker birkaç kelimeyle düşüncelerini belirttiler ve bu değerli oyunculara çiçekler takdim edildi. Oyun bittikten sonra biz sanatçıları oyundaki kimlikleriyle hatırlıyoruz fakat kendilerini bu şekilde tanımak beni çok memnun etti.

 

Hayranlıkla izlediğim ve gözlerimi kapatıp keyfini çıkardığım bir oyun oldu. Oyuncuları ve ekibi can-ı gönülden tebrik ediyorum

Sosyal Medyada Paylaşmak isterseniz;

Bir cevap yazın