Menü Kapat

Kanlı Komedya ‘Caligula’

Kanlı Komedya ‘Caligula’

Kanlı Komedya: Caligula oyununu  değerlendirmeye başlamadan  önce  oyunun sahnelendiği Baba Sahne tiyatro salonuna hayran kaldığımı belirtmek istiyorum. Duvarlar rengarenk ve  birçok  değerli Türk sinema ustalarının portreleriyle, sözleriyle donatılmış. Baba Sahne de en az bir gösteri izlemenizi tavsiye ederim.

Oyun, dönemin roma imparatoru Caligula , onun amcası Gaius ve dilsiz hizmetli arasında geçiyor. Yer yer dansçı bir kadın oyun akışına göre halkı, Caligula’nın atını tasvir ediyor dansları, jestleri ve mimikleriyle. O dönem Roma da  cumhuriyet yönetimini  hatırlayanlar neredeyse kalmamıştı. En son 90 sene önce cumhuriyet yönetimini deneyimleyen halk haksızlıklardan zorbalıktan yılmıştı. Tarih kitapları çarpıtılıyor, kitaplar sansürleniyor, demokrasi ve cumhuriyet kelimelerini üstü çiziliyordu. Halka zulmeden, onları her şekilde kışkırtan hakaret eden Caligula’nın aklında tek bir şey vardı: Yüce roma halkını isyana teşvik etmek. Onlara atalarının göstermiş olduğu kahramanlığı hatırlatmak ve roma halkının hiçbir güç ve baskı altında sessiz kalmaması gerektiğini anımsatmaktı. Fakat halk her türlü çirkeflik ve zorbalığa rağmen sesini çıkarmıyordu. Halk adeta dilini yutmuştu. Roma halkının yüreğinde ki  isyan aşkını ortaya çıkarmak isteyen Caligula en son çare olarak atına başvurdu. Kahraman roma ulusunun onurlarını kırmak, atalarına saygısızlık yapıp halkın yıllardır saklanmış oldukları kabuklarından çıkması adına atını konsül olarak atadı. Artık bu şerefli roma halkına yapılabilecek en büyük hakaretti. Fakat nafile, halk cumhuriyet demokrasi istemiyordu. Halk her zaman bir zorba arıyordu, alışmıştı çünkü buna. Demokrasi özgürlük kavramları çoktan zihinlerinden silinmişti. Halk tembeldi, özgür değildi çünkü özgür olursa düşünmesi gerekti ve bu da halkın  yıllardır yapmadığı bir şeydi.

Öte yandan soylular her zaman olduğu gibi ‘zorba’ ya yalakalık peşindeydi. Hepsi Caligula’ ya onun bütün zorbalıklarına rağmen hediyeler gönderiyorlar, adına naralar atıyordu. Bir gün Caligula soylulara bir davet verdi ve her şeyin altından olduğu bir sofra kurdurup onlara yemeklerini bitirmeyenleri kendisine ve yüce roma imparatorluğuna çok büyük bir hakaret etmiş sayacağını ve bütün servetlerinin elinden alınacağına söyledi. Halk şaşkınlık içinde dişleri döküle döküle altınları yemeyi çalışıyordu. Hediyeler  alacaklarını düşündükleri Caligula şimdi onların tüm servetlerine el koymak istiyordu. Tam burada Caligula araya girerek soylulara seslendi: ‘Altın yenmez’. Burada Sokrates’e atıfta bulunan imparator asıl zenginliğin maddi değil manevi zenginlik olduğunu, karınlarını değil ruhlarını doyurmaları gerektiğini söyledi. Oyunda  en beğendiğim bölüm bu bölümdü.

Oyun sonunda, başından beri sadece jest ve mimikleriyle muhteşem bir oyunculuk sergileyen hizmetli Caligula’nın  kışkırtmaları sonucunda onu öldürdü. Aslında hizmetli oyun başından beri sesi çıkmayan, dilini yutmuş halkı temsil ediyordu . Böylece halkın en sonunda isyan edecekti. İçlerindeki  kutsal ve özgürlükçü ruh sonunda onları isyan etmeye yönlendirecekti. Halk sonunda kazanan olacaktı.

Diğer İlgili Yazılar

Bir cevap yazın